Tesla ve Apple’ın paralel hikayeleri; Tesla’nın iPhone’u olarak Model 3

Tesla’nın dün yayınlığı üç aylık kâr raporundaki en dikkat çekici ayrıntı belki de Model 3’ün şu an ABD’de üreticisine en çok kazanç sağlayan otomobil modeli olduğu iddiasıydı. Apple da uzun süredir, bu iddiaya benzer bir şekilde, rakip ürünlerin daha büyük hacimli satışlarına karşın, akıllı telefon sektöründe elde edilen kârın çok büyük bir kısmının iPhone’dan kaynaklandığını ileri sürer.

Artık Model 3, iPhone’dan rol çalmaya başladığına göre bu ürünleri piyasaya sürüp silikon vadisinde ortalığı karıştıran iki firma arasında bir kıyaslama yapmanın zamanı gelmiş demektir. Acaba bu firmalar arasında başka ne gibi benzerlikler bulabiliriz?

Tıpkı Tesla gibi, Apple da geçmişte birçok problem yaşadı. 90’ların sonunda Apple, sektörde yaşadığı sıkıntılardan bunalmış bir firma olarak biliniyordu. Zamanında “yaşadığı sıkıntılardan bunalan” bu firma bugün dünyanın en büyüğü. Market kapitalizasyonu 1 trilyon dolara ulaşan halka açık ilk firma olan Apple’ın kârı, kendisine en yakın ikinci Amerikalı rakibinkinin neredeyse iki katı. Peki Apple bugünlere nasıl geldi?

Yaşanan en kötü günlerde bile Apple için umut ışığı vardı. Firma daima kendisine sadık bir müşteri kitlesine sahipti. Firmanın ürünlerinin gücünden etkilenen bu kitle, gazete manşetlerinde ne yazarsa yazsın, Apple’a duyduğu sadakati korudu. Apple, bu müşterileri mutlu, ürün kataloğunu ise dar tutmaya odaklandı.

Daha sonra, “esnek” CEO’sunun önderliği altındaki Apple, perakende satış alanında bir efsane olan George Blankenship tarafından oluşturulan stratejisi ile rakiplerinin kurulu düzenini bozdu ve nihayet tamamen kendine ait bir sektör yaratacak bir ürün olan iPhone’u çıkardı. Aslına bakılırsa iPhone kendisinden daha ucuz olan rakiplerinin toplamından daha fazla satmadı, ama rakiplerine kıyasla üreticisine daha fazla para kazandırdı. Bu durum, Apple’ın, bir süre için, ülkede mağaza metrekaresi başına en çok satış yapan firma olmasına yol açtı. O günden bugüne akıllı telefon sektöründe her yeni ürün iPhone’la karşılaştırılır.

Kulağa tanıdık geliyor mu?

Karşılaştırma yapmak için market kapitalizasyonu açısından dünyanın en büyük ikinci şirketi olan Amazon’u da kullanabiliriz. Amazon, yıllarca, hatta onlarca yıl kâr edemediği için eleştirildi. Hasılat daima artıyor, ama kâr edilmiyordu. Eğer kâr edilemeyecekse, hatta daha kötüsü, zarar edilecekse bu kadar şey satmanın ne anlamı vardı ki? Böyle bir durumda satışlar arttıkça daha az para kazanılırdı, ki bu bir şirketin amacının tam tersidir.

Ancak elbette Amazon bu paraları faaliyetini genişletmek için harcıyordu. Hasılat daima artıyordu, çünkü Amazon kendine yatırım yapıyordu. Amazon’a göre büyümek için potansiyel olduğu sürece yatırım yapmak, kısa vadede yüksek kâr etmekten daha iyi seçim. Bu zihniyet bugün de devam ediyor, ama Amazon artık kâr da ediyor. Bunun sonucu olarak eleştiriler büyük ölçüde susturulmuş durumda.

Kulağa bu da tanıdık geliyor mu?

Elon Musk, Tesla’nın üç aylık kâr raporunun yayınlandığı konferansta yıllardır borçla hızlı büyüme sağlayan şirketin artık, büyük borç ödemelerinin yapılacağı çeyrekler (örneğin 2019’un ilk çeyreği) hariç olmak üzere, önümüzdeki bütün çeyreklerde az da olsa kâr edeceğini açıkladı. Musk, öngörülebilir gelecekte Tesla’nın daha fazla borç almadan mevcut borçları ödemeye ve alternatif finansman yolları bulmayı odaklanacağını ekledi.

Tesla yalnızca kâr etmekle kalmadı; elde edilen kâr bütün beklentilerin üzerine çıktı. Bu kârın, henüz kendisine gösterilebilecek potansiyel talebin çok küçük bir kısmına sahip bir otomobilin çok güçlü hasılatı ve brüt satış kârı sayesinde elde edildiği göz önünde bulundurulmalı. Model 3 sipariş teslimatları üç katına çıkınca Tesla’nın genel hasılatı da son üç ay boyunca neredeyse iki katına çıktı.

Bütün bunlar belki de hem Musk’ın hem de Tesla’nın önemli hissedarlarından Ron Baron’un yukarıda sözünü ettiğimiz şirketlerin arasına girip, sonunda bir trilyon dolar değerine ulaşabileceğini düşünmesinin sebebidir. Eğer Tesla rakiplerinin önünde kalmayı başarabilirse (ki şu ana kadar aksi yönde yapılan tüm tahminlere karşın bunu başardı), hem otomotiv hem de enerji sektöründe (belki bir de araç paylaşımı pazarında) sağlam bir konuma ulaşırsa, bu imkansız bir hedef değil, özellikle de Tesla’nın önümüzdeki çarpıcı ürün yol haritasını göz önünde bulundurduğumuzda.

Bugüne kada duyduğumuz hikaye hep şu şekildeydi: Tesla pamuk ipliğine bağlı bir şirketti, her geçen gün daha tutarsız davranışlar sergileyen bir CEO’su vardı, operasyonel yönetimi başarısızdı, hasılat arttıkça daha da fazla zarar ediyordu, şirketin ileride kâr geçip geçemeyeceği belirsizdi, vs. Tesla’nın geçen çeyrekteki tarihi başarısının ardından bile gazete manşetleri kötümser nitelikteydi: Elde edilen kâr “Musk’a rağmen” elde edilmişti, kârı erken duyurmak bir tür hileydi. Aslında haklı sayılırlar, üç ayda 312 milyon dolar kazanıyorsan hile yapmak o kadar da zor olmasa gerek.

Son kâr raporunda açıklanan verilerden sonra bu hikayenin değişmesi gerekiyor. Tesla’nın hasılat ve kâr oranlarında büyük artışlar yaşandı, Wall Street’teki kötümser beklentiler (önceden açıklanan verilere rağmen) boşa çıkarıldı. Artık hikaye “Tesla para kazanamıyor” değil, “Tesla, tıpkı Apple gibi bir para basma makinesi olma yolunda ilerliyor” diye anlatılmalı.

Bu, Tesla ile ilgili her şey olumlu ya da olumlu olarak gösterilmeli demek değil. Önümüzdeki dönemde Tesla’nın aşması gereken yeni engeller var: Şirketin organizasyon ve insan kaynakları alanlarında çözülmesi gereken sorunları var; hizmet sisteminin hızla artan müşteri tabanına ayak uyduracak şekilde güncellenmesi gerekiyor; ABD’de ve yurtdışında inşaa edilmesi gereken rampalar var; ilerideki borç yükümülülükleri için para ayrılması gerekiyor; saçma sapan gümrük vergileriyle, sektördeki çıkar gruplarının elektrikli araçlara karşı getirmeye çalıştığı düzenlemelerle mücadele edilmesi gerekiyor. Her şirketin önünde aşması gereken engeller var; dünyadaki en büyük sektörlerden ikisine (otomotiv ve enerji) mevcut düzeni değiştirecek bir şekilde girmeye çalışan Tesla’nın önündeki engeller doğal olarak diğerlerinkilere kıyasla daha büyük.

Ama iyi ürünler satan, rakiplerinden teknolojik olarak üstün, yavaşlama emaresi göstermeyen kârlı bir şirket bağlamında konuşuyorsak, Tesla’nın çok yakında tarih olacağını iddia eden zırıltılar en iyi ihtimalle kulağa komik geliyor. Tesla da tıpkı Apple gibi bazılarının sandığı gibi “yaşadığı sıkıntılardan bunalmış” bir şirket değil.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.